
Hakkı Alkan, Inc. Türkiye’nin özel röportaj serisinin konuğu oldu. Yazı İşleri Müdürü Esra Çuhadar’ın sorularını yanıtlayan Alkan, kendi bilgisayarı bile yokken kurduğu ShiftDelete.Net’in 20 yıllık hikâyesini, geri çevirdiği teklifleri ve yapay zekâ döneminde nereye odaklanacaklarını anlattı.
Röportajın çıkış noktası, kameranın açısını değiştirmekti: Bu kez ürün değil, yıllardır ürün inceleyen Hakkı Alkan inceleniyor.
Arkadaşının bilgisayarında başlayan yolculuk
Alkan, ShiftDelete.Net’i kendi bilgisayarı olmadığı için bir arkadaşının bilgisayarında kurduğunu, arkadaşı işini bitirince izin alıp çalıştığını anlattı. Lisans eğitiminin medya değil endüstri mühendisliği olduğunu da ekledi.
İnternete özel video içerik ürettikleri ilk dönemde bunun ne olduğunu anlatmak bile zordu. Alkan, 2006’da bir basın toplantısında röportaj sırasına girdiğinde “Hangi kanaldınız, uydudan mı yayın yapıyorsunuz?” sorusuyla karşılaştığını söyledi. O dönemde bir teknoloji markasının yöneticisinden destek istediğinde aldığı cevap da “Bu işler tutmaz, dergiden maaşını almaya devam et” olmuş.
Kırılma anları
Alkan’ın saydığı kilometre taşlarından ilki, e-ticaretin henüz yaygın olmadığı yıllarda Hepsiburada’ya götürdükleri proje. İade edilen ürünlerin maliyetinden şikâyet eden şirkete, insanların ürünü önce videoda görüp sonra satın almasını önerdiler. Kameraları iyi değildi, tripod yerine kitapları üst üste diziyorlardı; ışık olarak da beyaz bir Word sayfasını yüzlerine yansıtan bir projeksiyon cihazı kullanıyorlardı.
Diğer kırılma anları şöyle sıralandı:
- Videoları kendi sunucuları yerine YouTube’a taşıma kararı
- CES’in düzenleyicisi CTA’nın verdiği bursla ilk kez fuara gitmeleri
- Haberleri yabancı yayınlardan çevirmek yerine Google’dan doğrudan akreditasyon almaları
- Apple’ın Türkiye’de ilk kez bir dijital içerik üreticisini etkinliğine davet etmesi
Çoğunluk hissesi teklifine “hayır”
Alkan’ın anlattığı en ilginç hikâyelerden biri, İsrailli bir yatırım fonunun ShiftDelete.Net’in çoğunluk hissesini satın alma teklifi. İki kişinin ev ofisinde çalıştığı o dönemde kararı takipçilere bırakan Alkan, forumda bir başlık açtıklarını ve okurların “Paraya ihtiyacınız varsa biz gönderelim, satmayın” diye telefon ve e-posta yağdırdığını anlattı. Teklif bu yüzden geri çevrildi.
Bir başka “hayır” ise ücretli bir iş birliğine. Alkan, sosyal medyada eleştirilen bir ürünün tanıtımında eleştirilen kamera konusunu da anlatmak istediklerini, marka bunu istemeyip ücreti ciddi biçimde artırmayı teklif edince videoyu yayınlamadıklarını söyledi: “Bizi izleyen insanlar o videoya bakarak karar veriyor.”
Bir ürünün tutup tutmayacağını anlamak
Yıllardır ürün incelemenin kendisine ne öğrettiği sorusuna Alkan, okur yorumlarını gösterdi. Yeni bir ürünün hangi özelliğinin gerçekten kullanılacağını, gelen yorumlar sayesinde önceden tahmin edebildiklerini söyleyen Alkan, iPhone Air için ilk gün “çok satmayacak” dediğini hatırlattı.
iPhone Duo için de temkinli: Alkan’a göre telefon güzel ama 2.000 dolarlık fiyatı çok yüksek, katlanabilir bir telefonu tek elle kullanmak zor ve ürün bir yıl sonra eskiyecek. Alkan, Duo’nun Vision Pro’ya benzer bir sona gidebileceği yorumunu yaptı.
Yapay zekâ, enerji ve 2027 planları
Bir sonraki “iPhone anını” yapay zekâ şirketlerinden beklediğini söyleyen Alkan, büyük teknoloji şirketlerinin gergin dünya koşullarında Ar-Ge yatırımlarından geri çekildiğini düşünüyor. ShiftDelete.Net’te yapay zekâyı bir araç olarak kullandıklarını, ancak son tuşa her zaman bir insanın bastığını ve en çok doğru bilgiye dikkat ettiklerini vurguladı.
Bugün bir girişim kursa alanının enerji olacağını söyleyen Alkan, yapay zekâyla birlikte elektrik ihtiyacının hızla arttığına dikkat çekti. Modüler nükleer reaktörler ve balkon tipi güneş paneli sistemleri ilgilendiği konular arasında. ShiftDelete.Net’in 2027’deki odak alanlarını ise tarım, eğitim ve sağlık teknolojileri olarak sıraladı; bu alanlardaki girişimcilere kapılarının açık olduğunu söyledi.
Türkiye’den küresel bir teknoloji girişimi çıkması için finansmana erişimin önemine değinen Alkan, dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerinde çalışan çok sayıda Türk mühendis ve yönetici olduğunu, ancak çoğunun tanınmadığını hatırlattı.
Röportajın tamamını yukarıdaki videodan izleyebilirsiniz. Siz Hakkı Alkan’ın anlattıklarından hangisini en çok merak ettiniz?